444 1 633

Yurt dışı aramalar:
+90 212 368 16 00

Baklagilleri Nasıl Tüketelim?


12 Ocak 2023

Genel Tanıtım


Baklagilleri Nasıl Tüketelim?

Sabahları çorba sevenlerdenseniz kış aylarında kahvaltıda kırmızı ya da yeşil mercimek çorbası olabilir ya da buğday ile yapılmış yayla çorbasının içine haşlanmış nohut ya da yeşil mercimek eklenerek dengeli bir kahvaltı yapılabilir.

Öğle ve akşam ana yemeklerinde piyaz, pilaki ya da sıcak sulu yemek olarak tek başına salata, cacık ile bir ana öğün oluşturulabilir. Son yıllarda salataların üzerine haşlanmış baklagil tüketimi de oldukça artmıştır ve sofralarda yerini almaktadır. Çeşitli meyve ve sebzeler eklenerek de zenginleştirilebilir(portakal, kivi, çilek, erik ya da körpe ıspanak, ızgara enginar, kuşkonmaz, mantar vb) Bir başka seçenek sebze yemeklerine ekleme ile yapılabilir; örneğin Karadeniz Yöresinde taze fasulye, kara lahana ile barbunya karışımı, Güneydoğu Anadolu'da semizotu, pazı ile yeşil mercimek karışımı ve kuru fasulyeli, taze soğanlı börek gibi. Baklagil ile yapılan pilavlar da hatırlanmalı hem bulgur hem de pirinç pilavının içerisine birçok yerde nohut, yeşil mercimek ve barbunya eklenmektedir. Bazen de haşlanmış nohut baharatlarla harmanlanıp fırında lezzetli bir atıştırmalık olabilir. Nohut ve kırmızı mercimeği un haline getirip ekmek, lavaş, krep yapılabilir. Kuru fasulyeli kek yapmayı da unutmayalım. Pişirirken ya da yerken kimyon eklenmesi ve yemek sonrasında papatya, rezene ya da anason çayı içilmesi gaz şikayetinin azalmasına yardımcı olabilir.

Hangisini severseniz sevin nohut, kuru fasulye, barbunya, maş fasulyesi, börülce, yeşil mercimek fark etmez haftada 2 öğün baklagil tüketmek yeterli ve dengeli beslenmenize yardımcı olacaktır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Doktorlar


İlgili Birimler


Sizi Arayalım

Ad Soyad

E-mail

Telefon

Konu

Mesaj

Randevu Oluştur

Merkezlerimizden kolayca randevu oluşturabilirsiniz.

YOUTUBE


Kadınlarda görülen en sık kanser; meme kanseri | Prof. Dr. Mehtap Tunacı

Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Meme dokusunun herhangi bir yerinden kaynaklanabilir. En sık görülen tipi; meme kanallarından kaynaklanan duktal kanser denen kanserlerdir. Süt üreten bezlerden köken alan lobüler kanserler de sık görülür. Ayrıca diğer dokulardan kaynaklanan daha nadir medüller, tübüler, müsinöz gibi tipleri de vardır. Risk Faktörleri Meme kanseri gelişiminde bilinen en önemli risk faktörleri şunlardır; Obez veya aşırı kilolu olmak Yeterli fiziksel aktivite yapmamak Alkol kullanımı İlk doğum yaşı 30’dan sonra olanlar veya hiç doğum yapmamış olanlar İlk adet yaşı: İlk adetini erken yaşlarda görenler, yaşam boyu daha uzun süre östrojen hormonuna maruz kalacaklarından dolayı risk artmaktadır. Menopoz yaşı: Menopoz bilindiği gibi kadının adetten kesildiği, doğurganlığının sona erdiği dönemdir. İleri yaşta (+55 yaş) menopoza girme meme kanseri riskini arttırmaktadır. Burada da etken uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmadır. Kadın cinsiyet, ileri yaş BRCA-1, BRCA-2 mutasyonları gibi bir takım genetik değişiklikler Meme kanseri öyküsünün bulunması Göğüse radyoterapi almış olmak Bazı iyi huylu meme hastalıkları (fibroadenom, papillomatosis, gibi) Ailede meme kanseri öyküsü olması: Annesinde, anne tarafından akrabalarında, teyzesinde ve ve/veya kız kardeşinde meme kanseri olan kadınlarda meme kanseri gelişmesi riski normal toplumdan daha fazladır.

HABERLER

Tümünü Gör