444 1 633

Yurt dışı aramalar:
+90 212 368 16 00

İNTERMED SAĞLIK


31

Mart

Belimizle Kalçamız Arasındaki Ağrılar Bize Ne Anlatmak İstiyor Olabilir?

BEL AĞRISI
Bel ağrısı ve karın alt bölgelerindeki ağrılar, sık görülen ama fazla önemsenmeyen bir belirtidir. Aslında, genelde pek önemli bir problem çıkarmaz. Bu tür ağrılar bazen ürolojiyle ilgili önemli bir hastalık belirtisi de olabilir.
Nedenleri

  • Böbrek taşı
  • Böbrek iltihabı (piyelonefrit)
  • Böbrek tümörü
  • İdrar yolları iltihabı (üriner enfeksiyon)
  • Böbrek düşüklüğü
  • Mesane kanseri
gibi her iki cinsiyeti de ilgilendiren hastalıkları gösterebilir.
Ayrıca, erkeklerde prostat hastalıklarının habercisi olabilir.

BÖBREK TAŞLARI
Türkiye'deki insanların yüzde 8'inde hayatlarının bir döneminde taş görülür. Erkeklerde daha sıktır. Taşlar böbrekte oluşur , ya düşerken çok ağrı yaparlar ya da bir yerde takılır kalırlar. Bu şiddetli ağrı da bulantı-kusmaya neden olur. Taşın oynayıp idrar yolunu zedelemesi ise idrarda kanama yapar.

Böbreklerden çıkan idrarı mesaneye aktaran üreter erişkin insanda ortalama olarak 20-25 cm. uzunluğunda ve 6 mm. çapında boruya benzer bir yapıdır. Üreterin üç tane dar yeri vardır ve taşlar genelde bu darlıklardan zor geçer. Sonuncu darlık tam mesaneye gireceği yerdedir.

Mesaneden idrarı dışarı atan üretra kadınlarda 4 cm. uzunluğunda kısa bir tüp yapıdır. Erkeklerde ise ortalama uzunluğu 20 cm.dir çünkü prostatın ve penisin içinden geçerek daha uzun bir yol kat eder.

Üreterde takılıp kalan ve 1-2 hafta içinde düşmeyen taşların düşmesi artık giderek zorlaşır. Eğer arada hareket edip biraz daha inmezse, müdahale etmekte yarar vardır. 2 ay süreyle aynı yerde kalan taş üreter duvarına yapışmaya ve hatta bazen gömülmeye başlar. Eğer taş tıkanıklık yapıp böbrek hasarı oluşturmaya başladıysa, müdahale daha da erken yapılır. Bekleme süresinin kısaltılması bazen de şiddetli ağrıya, devamlı kanamaya veya idrar yollarında ciddi bir enfeksiyon oluşmasına bağlıdır. Beş yıl içinde hastaların yüzde 65'inde taş tekrar oluşabilir.

Tedavi:
Her böbrek taşına müdahale gerekmez. Tedaviye aşağıdaki durumlardan biri varsa gerek duyulur:
  • Taş giderek büyüyorsa,
  • Fazla kanamaya neden oluyorsa,
  • Sık sık veya şiddetli ağrıya neden oluyorsa,
  • Böbrek içinde enfeksiyonu tetikleyip mikroplardan böbreğin zarar görmesine neden oluyorsa,
  • İdrarın böbrekten akışında tıkanıklık yaparak, böbrek dokusunun bir kısmında veya hatta hepsinde giderek hasar oluşturuyorsa,
  • Hasta tek böbrekliyse veya diğer böbrek de risk altında ise müdahale edilmesi lazımdır.
Böbrek Taşı Operasyonu (Üretoroskopi)
Bu yöntem endoskopik bir ameliyattır. Hasta anestezi alır ama vücudunda hiç bir ameliyat yarası olmaz. İdrar sistemi içindeki taşa ulaşıldığında, taşın yeri, büyüklüğü, sayısı ve sertliğine göre tedavi uygulanır.

MESANE KANSERİ:
Ürolojide en sık görülen kanser türlerindendir. Tüm kanserler içinde, % 4 oranında ölüm nedenidir. Erkeklerde kadınlara nazaran 3 katı daha fazla görülür. En çok 55 ile 70 yaşları arasında görülür. İdrarda kanama ve yanma en sık rastlanan belirtileridir. Sık idrara gitme, idrar zorluğu, kasık ve karın ağrısı görülebilir.

Kesin tanı idrar yolu ve mesaneye sistoskopi denilen yöntemle bakılması ve biyopsi (parça) alınması ile konur. Mesanede kanser olduğu saptanınca, ilk hedef tümörün temizlenmesidir. Tümör mesanenin derin katlarına inmemişse, kapalı yolla (TUR) kanserin temizlenmesi oldukça kolaydır. Bazen hastaların mesanelerinin içine sonda ile ilaç vermek gerekebilir.

Eğer tümör daha saldırgan ise veya geç kalınmışsa, mesanenin tamamen alınması gerekir. Kanser eğer başka organlara atlamışsa, kemoterapi veya ışın tedavisi uygulanır. Kanser tedavisi başarılı olsa bile, hastanın düzenli olarak kontrol altında tutulması gerekir çünkü hastalık nüks edebilir.

İDRARDA KAN
İdrarda saptanan kanamanın pek çok nedeni vardır ve toplumun yüzde 5'inde rastlanır.

İdrarda kan bazen gözle görülecek kadar fazladır. Bazen de sadece idrar tahlilinde kan hücrelerine rastlanır.

Kadında veya erkekte, idrar sisteminin herhangi bir bölgesinden gelebilir. Yani böbrekler, böbrek boruları (üreter), mesane ve dış idrar yolundan kanama olabilir. Ayrıca erkeklerde prostat hastalıkları nedeniyle de olabilir.

Kanama genellikle, belirgin bir hastalığı göstermez. Hele kanama olan hastaların yüzde 15'inde hiçbir sorun bulunamaz. Bazen de mutlaka tıbbi müdahale gerektiren kanserler, böbrek taşları ve idrar yolu enfeksiyonlarının habercisi olabilir.

PROSTAT KANSERİ:
En sık görülen kanser türlerindendir. Genellikle 50 yaştan sonra görülmeye başlar.

Prostat kanserli hastada, başlangıçta pek belirti görülmez. İlerleyen zamanda, sık idrara gitme, gece idrara kalkma, idrar zorluğu, güçsüz ve ince idrar yapma, idrarda yanma, idrar veya menide kan, meni boşalırken yanma görülebilir. Bu bulgulara, selim prostat büyümesinde de sıklıkla rastlanır. Özelliklere kemiklere atlamış kanserde sırt, bel, kalça ve bacak ağrıları olabilir. Bu belirtiler de, aslında öncelikle hareket sistemi hastalıklarını düşündürür. Tüm vücut kemik sintigrafisi çekilerek durum aydınlığa kavuşturulabilir.

Erken tanı için parmakla rektal muayene yapılarak, makattan prostat bezinin kıvamına ve kanser nodülü olup olmadığına bakılır. PSA denilen, prostat hastalıklarında kandaki değeri yükselen maddenin hem tanı, hem izlem aşamasında önemli bir değeri vardır.

Kesin tanı konulması için yine makattan yapılan biyopsisi yapılır. Prostat kanseri eğer prostat bezine sınırlı kalmışsa, genelde radikal prostatektomi denilen, prostatın tümünün alındığı ameliyat yapılır. Bazı hastalarda sadece izlem, bazılarında radyoterapi tercih edilebilir. Prostat kanseri yayılmış ise, tamamen tedavi edilme olasılığı güçleşir. Bu hastalarda, hormon tedavisi veya kemoterapi uygulanabilir.

PROSTAT BÜYÜMESİ
Prostat, erkeklerde bulunan ve meninin büyük bölümünü yapan, kestane şeklinde ve büyüklüğünde, 20 gr. ağırlığında, bez yapısında bir organdır. Meni salgısını yapar. Mesanenin hemen altında yerleşmiştir ve içinden idrar yolunun "üretra" adı verilen son kısmı geçer. Meninin dışarı atılması da idrar yolundan olduğu için, prostat üretra ile yani idrar yolu ile bu nedenle sıkı bir ilişki içindedir.

Prostat hastalıkları üç ana grupta toplanır:
  • 1) Prostat iltihabı (prostatit)
  • 2) Prostat kanseri
  • 3) Prostat büyümesi.
Prostatın içinde bu üç hastalık da aynı anda olabilir
Hastalık belirtileri arasında çeşitli idrar yapma zorlukları vardır:
  • İdrara başlamada duraklama
  • İdrar yaparken zorlanma veya ıkınma ( Kasık fıtığı )
  • İşeme zamanının uzaması
  • İşerken idrarın ince çıkması
  • İdrarın akış hızında yavaşlama
  • Kesik kesik idrar yapma
  • İdrar yaparkan fıskiye gibi dağılması
  • İdrar yapma ihtiyacının aniden bastırması
  • İdrar kaçırma
  • Sık idrara çıkma
  • Gece idrara kalkma
  • Mesanedeki idrarın tam boşalmaması
  • İdrarda tam tıkanma
Tanı ve hastalığın derecesinin saptanmasında, "üroflovmetre" denilen modern elektronik cihaz ve ultrason kullanılarak hastalığın derecesi saptanır. İdrarın akış durumu, mesanedeki boşalmayan idrar miktarı ve böbrek hasarı değerlendirilir. Makattan parmakla muayene, prostat büyümesinden ziyade kanser ön tanısı için yapılır.

TEDAVİ
Bilinmesi gereken şey, sadece tek bir yöntemin ideal olmadığıdır. Her hasta için ayrı ayrı tedavi metodları uygun veya gerekli olabilir

Prostatın idrar yolunu tıkamaya başlamasının erken dönem bulguları bir dönem ilaç tedavileri ile giderilebilir.
  • Transuretral Prostat Rezeksiyonu (TUR-P)
  • Kazıma yöntemi olarak da bilinen bu tedavi, prostat büyümesinde tedavisinde en sık kullanılan ve en etkili tedavi yöntemidir.
  • Ameliyatsız Mikrodalga Prostat Tedavisi adı verilen mikrodalga enerji ile prostatın eritilmesidir. Anestezi gerekmeden uygulanan bu tedavi yakın gelecekte çok tercih edilen bir yöntem olmaya adaydır. Tedavi 15 dakka sürer ve bir saat sonra hasta evine döner.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Randevu Oluştur

Merkezlerimizden kolayca randevu oluşturabilirsiniz.

YOUTUBE


HABERLER

Tümünü Gör

SOSYAL MEDYA