Beslenme ve Diyet
14/08/2024
Diyabet pankreastan salgılanan insülin miktarının azalması, bitmesi ya da insülin direnci nedeniyle salgılanan insülinin vücutta kullanılamaması sonucu oluşabilen metabolik bir hastalıktır. Tip1 diyabet insülinin vücutta tamamen bitmesi ile, Tip2 diyabet insülin salınımının azalması ya da kullanılamaması durumunda başlayabilmektedir. Diyabet birçok sistemi olumsuz etkilemektedir; kalp-damar sistemi, böbrekler, göz, nörolojik fonksiyonlar, cilt sorunları, karaciğer sorunları gibi. Sıklıkla değişebilen yüksek ya da düşük şeker seviyeleri hastayı fiziksel ve duygusal olarak rahatsız eder, geçici ya da kalıcı doku hasarlarına yol açabilir. Kan şeker seviyelerini ideal aralıkta bulunması önemlidir ve hastaya uygun oral ilaç, insülin, beslenme planı ve fiziksel aktivite ile kan şeker kontrolü sağlanabilir. Her hastanın kendisine özel beslenme planına ihtiyacı vardır; yaşam şekli, cinsiyet, fiziksel aktivite, kullanılan ilaçlar bu düzenin planlamasında ayrı ayrı rol oynar. Obezite diyabetin başlamasını tetikleyebilir, özellikle vücutta bel çevresinin aşırı yağlanması durumu insülin kullanımını azaltabilir.
Öncelikle; genel sakıncalı yiyecekler öğünlerden ve ara atıştırmalardan çıkarılmalıdır; şekerli, beyaz unlu tüm yiyecek ve içecekler, alkol, taze sıkılmış meyve suları, bazı meyveler(muz, incir, üzüm, kavun), patates, mısır, pirinç, şehriye, hazır çorba ve paketli yiyecekler(içeriği kontrol edilerek tüketilebilir) Kişiye özel ana öğün ve ara öğün planları hazırlanmalıdır; yaşam şekli ve hastanın kullandığı medikal tedavi ile uyumlu 4,5 ya da 6 öğün planı hazırlanabilir. Gece geç saatlerde öğün dışı atıştırmak sabah açlık şekerinin yüksek seyretmesine ve gece reflü ataklarına sebep olabilir. Düzenli fiziksel aktivite kan şekeri kontrolünde önemlidir ve aktivite saatine ve yoğunluğuna göre öğünler planlanmalıdır. Sağlık kontrolleri doktorun önerisine göre 3, 6 ay ya da 1 aralıklarla yapılabilir.