444 1 633

Yurt dışı aramalar:
+90 212 368 16 00

Elektronöromiyografi (EMG) Nedir ve Ne İşe Yarar?


10 Mayıs 2021

Genel Tanıtım


Elektromiyografi (EMG) incelemesi vücudumuzdaki sinir ve çizgili kasların elektrik potansiyelinin incelenmesine dayanan bir nörolojik tetkik yöntemidir.  EMG ile kas hastalığı var mı, sinir liflerini tutan bir hastalık var mı, hangi sinirde ve nasıl hasarın olduğu değerlendirilir.

EMG İNCELEMESİ NASIL YAPILIR?

EMG iki bölümden oluşan bir tetkiktir. Birinci bölüm olan iletim çalışmasında;  hastayı fazla rahatsız etmeyecek şiddette doğrusal elektrik akımı kullanılarak, sinirlerin elektriği iletme fonksiyonları ölçülür. Bunun için, parmaklara ve sinirlerin üzerindeki cilt bölgelerine düşük şiddette elektrik akımı uygulanır ve sinirin veya cildin başka bir yerinden bu akım bilgisayarlı aletlerle kaydedilerek  ölçüm yapılır. Böylece sinirin sağlıklı fonksiyon yapıp yapmadığı anlaşılır. 
İkinci bölümde kaslar ve bu kaslara gelen sinirleri değerlendirmek için elektrot denilen çok ince tek kullanımlık steril iğneler kas içine batırılır.  Böylece kaslar ve bu kaslara gelen sinirlerda sorun olup olmadığı incelenir. 
Her hastada her iki incelemenin de yapılması şart değildir. Hastanın ön tanısına gore sadece sinir ileti incelemeleri yapılabileceği gibi her iki incelemede yapılabilir.

EMG İNCELEMESİ KİMLERE YAPILMAZ?

EMG’nin hastaya hiçbir zararı yoktur. Sadece kalp pili olan hastalarda kalpte ritim bozukluğuna (aritmi) neden olabileceği için elektrik verilerek yapılan sinir iletim incelemeleri bu hastalara yapılmaz.  Ayrıca ileri derecede kan pıhtılaşma bozukluğu olan hastalarda iğne EMG zorunlu olmadıkça yapılmaz, yapılması gerekirse de çok dikkatli bir şekilde uygulanır.  Bunun dışında her yaş grubunda ve herkese yapılabilir.

EMG İNCELEMESİ NE KADAR SÜRMEKTEDİR?

Elektromiyografi (EMG ) incelemesinin süresi; istenen incelemeye, inceleme sırasında elde edilen bulgulara, hastanın uyumuna göre değişebilmekle birlikte yaklaşık yarım-bir saat  sürmektedir.

HANGİ HASTALIKLARIN TANISINDA EMG KULLANILIR?

EMG incelemesi kas hastalıkları, vücuttaki sinir liflerinin hastalıkları, sinir liflerinin-kas ile birleştiği bölgenin hastalıklarını değerlendirmek için yapılır.
En sık şu durumlarda kullanılır:
Sinir tuzaklanmaları (El bileğinde, dirsekte sinir tuzaklanması vs)
Boyun ve bel fıtıklarında 
Şeker hastalığı gibi sinirlerin yapısını bozabilen hastalıkların sinirler üzerinde verdiği hasarların araştırılması için 
Sinir yaralanmaları (sinir kesilmeleri vs)
Kas ve sinir-kas kavşağı hastalıklarının teşhisi (myasthenia gravis ,kas hastalıkları vs.)
Kas erimeleriyle giden omurilik hastalıklarının (ALS,polio vs.) teşhisinde
Yüz felcinin gidişatı hakkında bilgi edinmek için.

EMG İNCELEMESİNE GELİRKEN KİŞİ NELERE DİKKAT ETMELİDİR?

İnceleme genellikle kollar ve bacaklardan yapıldığından rahat,kolay çıkarılabilir kıyafetler giymeleri hasta ve hekime kolaylık sağlamaktadır. 
Hastanın incelemeye tok karına gelmesi önerilir.
İnceleme öncesinde eller ve ayaklar temiz ve sıcak olmalı, krem ve benzeri kozmetik ürünler sürülmemelidir.
El ve kollardaki takılar (yüzük,bilezik,saat gibi) çalışmayı etkileyebileceğinden inceleme öncesi çıkarılmalıdır.
Düzenli olarak kullanmakta olduğu ilaçlar varsa bunları almasında sakınca yoktur. Ancak kan sulandırıcı ilaçlar (aspirin,coumadin) kullanan hastalarının hekimi önceden bilgilendirmesi gerekir.
Kalp pili ya da vücudunda bulunan başka bir pil taşıyorsa inceleme öncesi hekimi uyarması önerilir.

EMG İNCELEMESİNİN YAN ETKİSİ VAR MIDIR?

EMG’nin elektrikle uyarım ve iğme ile inceleme sırasında ortya çıkan ağrı dışında beklenen bir yan etkisi ve bilinen bir kalıcı zararı yoktur.  Nadiren incelenen kaslar içerisinde geçici bir kan birikimi oluşabilir

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

İlgili Birimler


Sizi Arayalım

Ad Soyad

E-mail

Telefon

Konu

Mesaj

Randevu Oluştur

Merkezlerimizden kolayca randevu oluşturabilirsiniz.

YOUTUBE


Kadınlarda görülen en sık kanser; meme kanseri | Prof. Dr. Mehtap Tunacı

Meme kanseri kadınlarda görülen kanser tipleri arasında birinci sırada yer almaktadır. Hayat boyu her 8 kadından birinin kansere yakalanma riski vardır. Meme kanseri, meme dokusundaki hücrelerden gelişen kanserlerdir. Meme dokusunun herhangi bir yerinden kaynaklanabilir. En sık görülen tipi; meme kanallarından kaynaklanan duktal kanser denen kanserlerdir. Süt üreten bezlerden köken alan lobüler kanserler de sık görülür. Ayrıca diğer dokulardan kaynaklanan daha nadir medüller, tübüler, müsinöz gibi tipleri de vardır. Risk Faktörleri Meme kanseri gelişiminde bilinen en önemli risk faktörleri şunlardır; Obez veya aşırı kilolu olmak Yeterli fiziksel aktivite yapmamak Alkol kullanımı İlk doğum yaşı 30’dan sonra olanlar veya hiç doğum yapmamış olanlar İlk adet yaşı: İlk adetini erken yaşlarda görenler, yaşam boyu daha uzun süre östrojen hormonuna maruz kalacaklarından dolayı risk artmaktadır. Menopoz yaşı: Menopoz bilindiği gibi kadının adetten kesildiği, doğurganlığının sona erdiği dönemdir. İleri yaşta (+55 yaş) menopoza girme meme kanseri riskini arttırmaktadır. Burada da etken uzun süre östrojen hormonuna maruz kalmadır. Kadın cinsiyet, ileri yaş BRCA-1, BRCA-2 mutasyonları gibi bir takım genetik değişiklikler Meme kanseri öyküsünün bulunması Göğüse radyoterapi almış olmak Bazı iyi huylu meme hastalıkları (fibroadenom, papillomatosis, gibi) Ailede meme kanseri öyküsü olması: Annesinde, anne tarafından akrabalarında, teyzesinde ve ve/veya kız kardeşinde meme kanseri olan kadınlarda meme kanseri gelişmesi riski normal toplumdan daha fazladır.

HABERLER

Tümünü Gör

SOSYAL MEDYA